Girişimci miyiz?

Girişimci miyiz?

Girişimci miyiz?

Girişimcilik ve Gençlik

Bu haftadaki yazımda son yılların belki de en popüler konusu ''GİRİŞİMCİLİĞİ'' ele almak istedim. Ülkemizde hemen hemen herkes girişimci olmak istiyor.  Özellikle de gençler.  Peki bu konuda başarılı mıyız?  Bence yolun daha çok başındayız.

Özellikle son 5 yıldır sürekli gençlerin içindeyim.  Girişimcilik üzerine onlarca konferans verdim ve toplantılara katıldım. Sanki araştırma yaparcasına gençlere
hep şu soruyu sordum.

'Kaçınız üniversitesi hayatınızı bitirdikten sonra iyi bir iş bulmak ister?''

Maalesef %90'a yakını parmaklarını kaldırdı. Herkes iyi bir iş bulmak istiyor. Bu cevaba kızmıyorum. Tabi ki herkes girişimci olsun demiyorum. Olamaz da zaten. Diğer mesleklere de ihtiyacımız var. Bu cevaptan sonra anladım ki ülkemizin geleceği gençlerin genetik kodları sanki iyi bir iş bulmak üzere kurgulanmış. Üniversitesi bitecek ve iyi bir iş bulacağız. Başka çare yok… Bu kurgu da ailelerin çok büyük etkisi var tabi. Özellikle Anadolu'daki aileler çocuklarını ''iyi bir iş bulmak'' üzerine yönlendiriyor. Ailelerin;  ''Oğlum, kızım; sabit bir maaşın olsun. Hayatını garantiye alırsın.'' dediklerini duyar gibiyim? Peki bir de söyle düşünelim;

''Neden bizler iyi bir iş kurmuyoruz da iyi bir iş bulmak isteyenler bizimle çalışmıyor?'' İşte bu soru her şeyin cevabı…

Genelde ülkemizde girişimcilik konuşulduğu zaman ilk akla gelen paradır. Yani ticari girişimcilik. Tabi ki girişimcilik fikrinizin para kazanacağınız bir sisteme dönüşmesi harika olur ama girişimciliğin sadece ticari yönü yoktur.  Bir gencimiz orta okulda yaşlarında okul başkanı adayı oluyorsa buna girişimcilik diyemez miyiz? Sonuçta adaylığa girişti, ilk adımı attı ve aday oldu. Kurumsal bir firmada çalışıyorsanız; sizde girişimci olabilirsiniz. Buna kurum içi girişimcilik diyebiliriz belki de. Sosyal girişimcilikte bir diğer girişimcilik türü. Hep düşünmüşümdür; İl ve İlçelerimizi yöneten Valiler, Kaymakamlar, Bürokratlarımız neden girişimci olmasın. Sonuçta onlarda kendi sorumlu olduğu yerlerle ilgili önemli kararlar veriyor. Girişimci ruhlu olmaları şart. En önemlisi de bütçe planlaması yapmaları da lazım. Bu da girişimciliğin olmazsa olmazıdır. Valiler, Kaymakamlar, Bürokratlar dışında Milletvekillerimiz, Bakanlarımız, hatta Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız da girişimci olması lazım değil mi? Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama bence olmalılar.

Ülkemizde son yıllarda gerek ilgili kurumlarımız gerekse sivil toplum kuruluşlarımız girişimcilik ile ilgili bir çok faaliyet yapıyorlar. Girişimciliğe özellikle gençleri teşvik etmek için projeler, yarışmalar düzenleniyor. Bunlar güzel gelişmeler. Dikkatinizi çekmek istediğim konu ise; genelde bu bahsettiğim faaliyetler hep bir girişimcilik fikrinin ticarileşmeye dönüşmesi üzerine. Girişimcisin, güzel bir fikrin var. Sana 50.000 TL ya da daha fazlasını veriyorlar ve sonra hayatta başarılar dileyip, seni zor bir girdabın içine hazırlıksız gönderiyorlar. Peki böyle yapılıyor da o girişimciye sadece para vererek bitiyor mu bütün iş? Bu girişimciye iş planı hazırlamayı, hadi onu da geçtim ikna kabiliyeti, diksiyon, markalaşma süreci vb.. girişimcilikte çok önemli olan konuları tam anlamıyla öğrettiniz mi? Bir girişimcinin çok güzel bir iş fikri olabilir ama onu iyi bir iş planı hazırlayıp iyi bir diksiyonla sunamadıktan sonra, jüriyi ya da yatırımcıyı ikna edemedikten sonra nasıl ilerleyecek? Girişimcilik ile ilgilenen herkesin bu soruları düşünmesi gerekiyor..

Girişimcilik konusu geçmiş yıllara göre çok öncelikle olmasa da ülkemizin gündeminde diyebiliriz ama girişimciliği ülke olarak daha çok konuşmalı, kafa yormalı ve tartışmalıyız. Girişimcilik faaliyetleri sadece üniversitelerde kalmamalı. Lise, orta okul ve ilk okula kadar inmelidir. Hem de geç kalmadan. Belki de Girişimcilik ve İnovasyon Bakanlığı kurulur bir gün ülkemizde. Neden olmasın?

Genç girişimcilere 5 önemli tavsiyem;

1) Devir küçük düşünüp, az olsun benim olsun devri değil. BÜYÜK DÜŞÜNÜN…

2) Yapamazsın, başaramazsın diyenlere inat CESUR OLUN ve yaparım, başarırım diyerek önünüze bakın. Olmazsa da tecrübe kazanırsınız. Unutmayın ki girişimci hata yapa yapa güçlenir!

3) Kendinizden 10-20-30 yaş, tecrübeli insanlarla bol bol sohbet edin ve onlara DANIŞIN…

4) Hayat bir ikna sanatıdır derler. İKNA KABİLİYETİNİZİ GELİŞTİRİN…

5) Gençken para değil; İNSAN BİRİKTİRİN…

Not : Hayatımın Maçı (The Greatest Game Ever Played) filmini tüm girişimci adayları izlemeli. Benden söylemesi.

Sözümü hayatta cesur olarak neler başarabileceğini gösteren Helen Keller'in sözüyle bitirmek istiyorum.

''HAYAT YA CESARETLE YAŞANACAK BİR MACERA, YA DA HİÇBİR ŞEYDİR''

Cesur olun.

Sevgiler…

 

 

Zafer Kucuksabanoglu

Related Articles

Close
%d blogcu bunu beğendi: