Prensi Öldürmek

Prensi Öldürmek

Prensi Öldürmek

Uhrevi İktidara Karşı Dünyevi İktidar

Niccolò di Bernardo dei Machiavelli orta çağdan bu yana siyaset düşünürleri içinde gelmiş geçmiş en meşhur siyaset düşünürü unvanını bizce haklı bir şekilde elde etmiştir.  Çinli düşünür Sun Tzu'un "Savaş Sanatı" isimli eseri ile birlikte Floransalı düşünürün kaleme aldığı "Prens" isimli eseri birçok siyasetçinin başucu kitabi olarak haklı bir üne kavuşmuştur.

Peki Machiavelli'nin kaleme aldığı bu eserinin çağdaşlarından ayıran en önemli özelliği nedir?  Machiavelli'nin eserinin "Siyaset Biliminin" doğuşuna katkı sunan temel eser olduğunu dile getirmek yanlış olmaz.  Kendi çağı ve öncüllerinden en temel fark olarak, Machiavelli eserinde seküler anlamda bir siyasetçiyi ilk defa tasavvur eden yazar olmuştur.  Machiavelli kendi dönemi içinde yönetici olarak belirlediği ve öğütler verdiği prensinin tüm uğraşının bu dünyaya dönük bir iktidar mücadelesi ile sınırlandırmıştır.  Yönetici olan bu prensin iktidarı için uhrevi veya ahlaki kaygılara ve kıstlara ihtiyacı yoktur.  Ona göre siyaset tamamen bu dünyaya özgüdür ve insanların davranış ve düşüncelerini etkilemekle ilgilidir.  Bu nedenle; Machavelli, papalık vs gibi uhrevi iktidar kaynaklarını kabul etmemektedir.

Kent burjuvazisinin ortaya çıktığı, trampa ekonomisinin yerini para ile ticaret ekonomisinin aldığı bir dönemin düşünürü olarak Machavelli, yeni ortaya çıkan kent soylu burjuvazinin bir temsilcisi olarak yerleşik iktidar biçimlerinin değişimini savunan bir düşünürdür.  Temelde yasadığı tarihsel arka plan incelendiğinde, Machiavelli'nin siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer edinen Karl Marks gibi yasadığı dönemin yerleşik düzenine karşı çıkan bir düşünür olduğunu dile getirmek yanlış olmaz.

 

machavelli
Tam adı Niccholó Machiavelli
Doğumu 3 Mayıs 1469
Floransa, Floransa Cumhuriyeti
Ölümü 21 Haziran 1527 (58 yaşında)
Floransa, İtalya

Kent Burjuvazisinin Sesi

Kendi toplumsal aidiyetine ve grubunun çıkarlarına uygun olarak yeni bir iktidar modeli iddası geliştirmiştir.  Bunu yaparken de kurucu iktidar kavramını yeniden tanımlamak zorunda kalmıştır.  Çünkü yerleşik iktidar formu "tanrı-devlet" kavramına uygun olarak iktidarın kaynağını göklerden almaktadır.  Machiavelli, yerleşik siyaset düzenini değiştirmek için ilk olarak iktidarı dünyevi bir forma sokmak zorundadır.  Bunun içinde iktidarın kaynağından önce, iktidarın kullanıcısı olan yöneticileri, salt kişisel çıkar ve hırsları ile bezenmiş basit bir insan formunda olduğunu ispat ile yola koyulmuştur.  İktidarı yeryüzüne indirmenin en kolay yolu olarak yöneticilerin etten-kemikten ve ihtiraslar ile bezenmiş insanlar olduğunu ispatlamanın peşine düşen Machiavelli, insan doğasına ilişkin önemli gözlemler ve çıkarımlar yapmıştır.  Bunu yaparken yasadığı çağın koşullarından oldukça etkilenmiştir.  Savaşlar dönemi düşünürü olarak çevresinde cereyan eden şiddeti kanıksamış olması, prensinin sevgiden çok korkuyu itaat aracı olarak kullanmasında kendisini açıkça ortaya koymuştur.

Çıkarcı ve Oportünist Siyasetçi "Prens"

İnsan doğasına ilişkin gözlemlerden hareketle kaleme aldığı eserinde, meydana getirdiği yönetici tipolojisi kendi kent-soylu ve yozlaşmış burjuvazi çevresinden önemli ölçüde etkilenmiştir.  Yanlış ortamdan, yanlış önermeler ile yola çıkmış olmasına rağmen insanın hazsal ihtirasları yönünde yaptığı gözlemleri maalesef haklılık barındırmaktadır.  Ona göre insan doğası sürekli olarak talep eder ve haza ulaşmaya çalışır.  Bu nedenle iktidar, servet, yeni ülkeler vs her şeye ilişkin olarak yeni olanı elde etme arzusu doğaldır.   Tabiat kuralı olarak güçlü olan istediğini elde eder. Gücünüz yetiyorsa yaparsanız, herkes sizi över.  İktidarınızı sınırlar veya paylaşırsanız ise bu zafiyettir ve yöneticinin sonunu getirir.

Bu insan doğasına dönük gözlemleri Machavelli'nin eserinde ortaya koyduğu prensiplerin zaman içinde farklı dönemlerde ve farklı kültürde karşılık ve tatbikat alanı bulmasına olanak sağlamıştır.  Bu yaklaşımların yaygınlığından çıkarcı, oportünist ve popülist siyasetçileri tanımlamak için Makyavelizm tanımlaması siyasi literatüre girmiştir.

Ahlaki Siyaset Mümkün mü?

Machavelli'ye göre bu soru çok gereksiz bir sorudur.  Onun için iktidar ancak güçle ve otorite ile elde edilir ve korunur.  Bu nedenle, yönetilenler tarafından sevgi beklemek bir yönetici için saflıktır.  Yönetici yapması gerekenleri yapmakla yetinmelidir ve bu iktidarını korumaktır.  İktidarın bedeli ahlaki veya başkaca bir kısıtlamaya tabi olmaksızın kararlı bir şekilde hareket etmeyi zorunlu kılar.  Lider olmak zayıflık göstergesi eylem ve davranışlardan uzak kılmayı zorunlu tutar.  Bu nedenle otoritesini tartışmaya açan yönetici kaybetmeye mahkumdur.  Machavelli'ye göre yönetici iktidarda kalmak için iki yüzlü ve aldatıcı olabilir.   Ona göre yönetici yeri geldiğinde Aslan olacak, Yeri geldiğinde Tilki.  Şartlar gerekli kılarsa açıkça saldırmalı bazen ise gizliden.

Bizce siyasetin ahlaki prensipleri ve temellerini belirlemek mümkündür.  Bu sebeple Yeni Siyaset Kültürün'de Machavelli'nin prensine yer olmadığı açıktır.  Siyaset salt iktidarda kalmak arzusu ve gayesi ile yapılmayacak kadar sorumluluk barındıran bir uğraş olarak kabul edilmelidir.  Siyasetçi ister iktidarda olsun isterse muhalefette olsun, siyasette geçirdiği dönemin, belirli bir zaman dilimi ile kısıtlandırılması gerekmektedir.  Hiçbir siyasetçi bu siyaseti mesleki bir faaliyet olarak görmemelidir.  Bu şekilde sınırlandırılmış bir süre için ifa edilen siyasi faaliyet ister istemez siyasetçileri daha ahlaki davranmaya mecbur edecektir düşüncesindeyiz.  Tabi bunun yanı sıra toplumun yanlış ve hatalı uygulamaları benimsememesi ve ayıplaması gerekmektedir.  Toplumun ayıplama kültürü ve refleksinin mevcudiyeti siyasetçilerin oto kontrollerinin gelişimine imkan sağlayacaktır.

Murat Kececiler

Related Articles

Leave a Reply

Close
%d blogcu bunu beğendi: