Siyasetin Konuşma Dili: Bizler Şanslı Nesillerdik!

Siyasetin Konuşma Dili:  Bizler Şanslı Nesillerdik!

Siyasetin Konuşma Dili: Bizler Şanslı Nesillerdik!

Bizim nesil belki de en şanslı nesil... Geçmişin sorunlarını ve aynı zamanda değerlerimizi yaşayarak gören, şimdiki zamanın da avantajlarından yararlanan nesil... Bizden evvel ki nesiller, teknolojinin ve erişimin kısıtlı olduğu ancak değerlerimizin muhafaza edildiği bir ortamda mücadele ederek, emek harcayarak bir yaşam sürerken, bizden sonraki nesil ise teknolojik dünyada, her şeye rahat erişebildikleri ancak, değerlerimizin göz ardı edildiği, yavaş yavaş ortadan kalktığı bir ortamda mücadele etmeden rahat bir şekilde yaşamlarına devam ediyorlar. Geçmişte yaşanılan sorun ve sıkıntıları bilmedikleri gibi bazı toplumsal ve kültürel değerlerimizden uzaklar. Yeni nesil, ellerindeki nimetleri kolay buldu emek harcamadan ter dökmeden.

Bakış açımızı siyasete çevirdiğimizde, yine bizim nesil şanslı nesil… Benim neslim kaliteli siyaset kültürünü görerek büyüdü. Siyasetin kaliteli konuşma dilini öğrendi büyüklerinden. Birbirlerinin muhalifi de olsa dostu da olsa saygıyı elden bırakmayan, toplumsal değerlerimizi ayaklar altına almadan muhatabına cevap veren siyasetçileri yaşadı… Turgut Özal, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Erdal İnönü, Bülent Ecevit gibi. Hepsi farklı anlayış ve farklı kültürlerin çocuklarıydı. Siyasette hepsinin kendine özgü konuşma dili vardı. Evet, birbirleriyle yarıştılar. Yeri geldi birbirlerine kızdılar. Ama saygıyı ve edebi elden bırakmadılar. Bir nevi ilm-i siyaset yaptılar. Söylemek istediklerini usturuplu bir dil ile beyan ettiler. O dönemlerde siyasi liderler, birlikte açık oturumda tartışma yaparlardı. Örneğin 1983 seçimleri sırasında, televizyondaki bir tartışmada Sayın Turgut Özal’ın, Boğaz Köprüsü’nü satma vaadine karşı, Halkçı Parti Lideri Necdet Calp, “Satamazsınız BEYEFENDİ, sattırmayız!” çıkışıyla yüzde 30 oy almıştı. Görüyorsunuz bir karşı argümanda bulunacaklarında hakaret etmiyorlar, saygıyı elden bırakmıyorlardı. Bizden sonraki nesil ise, bu siyasetçileri tanıma fırsatı bulamadığından şimdi şikâyet ettiğimiz, ayaklar altına alınan, değersizleştirilen siyaset kurumunu tanıyarak büyüdüler. Bunu öğrenen yeni nesil siyasetin böyle yapılacağını öğrendi ve aynı stilde siyaset yapmaya başladı.   

Siyasete aktif olarak Gençlik kollarında görev alarak başladığım dönemde kaliteli, üretken genç beyinlerle tanışma fırsatını yakaladım. Farklı farklı dünya görüşüne sahip, farklı kültürlerden yaşayarak gelen, iyi eğitimli (burada eğitimden maksadım sadece diploma değil) ve kültürlü kişilerdi. Birlikte siyaset yaptığım o dönemdeki arkadaşlarımız hiçbir zaman bulundukları konumları kendi lehlerine fırsata çevirmediler; arkalarındaki dayılarına güvenmediler. Referanslarına güvenip bir başkasına karşı kabaca davranmadılar. Büyüklerimizden öğrendikleri siyaset dili ile siyaset yaptılar. Böyle olunca ortaya güzel işler çıkardılar. Örneğin, Milletvekili seçilme yaşının 25’e düşürülme fikrini ortaya atan ve tüm Türkiye’de kampanyasını yürüten ekiptik. 25 yaş için topladığımız imzalarımızı partimizin yetkilileri sayesinde Meclis’e taşıdık. Kısaca kendi varlıklarını, büyüklerinin siyaset terbiyesi çerçevesinde, yaptıkları güzel işlerle ortaya koyan gençlerdik. Bu arkadaşlarımız, elbette birilerinin yeğeni, çocuğu idi. Ama  hiçbir zaman bu arkadaşlarım bana özellikli kişiler olduğunu düşündürecek davranış ve faaliyette bulunmadılar. Siyaset kurumunun olmazsa olmazı Ekip ruhunu, burada öğrendim. Birbirine saygıyı burada öğrendim. Bulunduğum dönem, 28 Şubat süreci etkilerinin aktif olarak devam ettiği bir dönem olmasına rağmen bulunduğum ortamda hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadığım gibi Mobbing’e de uğramadım. Aksine hep saygı ve ilgi gördüm. Buradan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Özellikle birlikte çalışma fırsatı yakaladığım Sayın Ediz Hun Beyefendiye çok teşekkür ediyorum. En büyük saygıyı kendisinden gördüm. İşte siyasetin konuşma dili budur..!

 

Siyasetin en güzel konuşma dili bakımından 2002’de, belki de siyasetin en zor döneminde gerçekleştirdiğimiz Gençlik kolları kongresinden bahsetmek istiyorum. Hiç unutmuyorum, 3 arkadaşımız  Gençlik Kolları Genel Merkez Başkanlığı için adaylığını koydu. O dönem bakan olanların birçoğu bir adayı destekliyor, parti yöneticileri diğer adayı destekliyordu. Üçüncü aday ise yüksek olmasa da diğer iki adayın seçilmesindeki dengeleri değiştirecek oy potansiyeline sahip idi. Siyaset alanında belki de bir ilkti… İstediğimiz ve özlediğimiz en demokratik bir yarıştı… Elbette yarışın olduğu yerde sıkıntı, problem olur. Ancak yarışan 3 aday birbirlerine karşı saygıyı elden bırakmadı. Propagandalarını, yapmayı planladıkları hedefler üzerinden yaptılar. Bir yarışta iseniz diğer adayı eleştirmek en doğal hakkınızdır. Eleştiri yapmak, karşı tarafı incitebileceğiniz anlamına gelmez. O dönem bu 3 genç aday, kongre sürecinde birbirlerine karşı küfür, saldırganca tavır takınmadılar. “Delegeleri kim ikna ederse” mantığıyla hareket ettiler; çünkü her iki grupta hem insan kaynağı hem siyasi destek anlamında gerçekten güçlü idi. Kongre benim için gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.

Ancak günümüzde siyaset yapmaya çalışan gençlere baktığımızda üzülüyorum. Maalesef büyüklerinden kötü siyasi konuşma dilini öğreniyorlar. Siyaseti, muhalifine hakaret etmek sanıyorlar. Siyaseti yeni bir şeyler öğrenmeden popülist yaklaşımla yapılacağını sanıyorlar. Üretmeden ortaya bir fikir koymadan güçlü olanın tarafına geçerek yapılacağını sanıyorlar. Mücadeleyi bilmiyorlar. Kısacası siyaset yapma ilmini bilmiyor günümüz Gençleri... Mücadele etmeden kolaylıkla elde edilen şeyler kolaylıkla yok edilir.

Yeni nesil pırıl pırıl, akıllı… Ancak öğrendikleri dil yanlış. Gençlik demek bugün demek; Gençlik demek toplumun temeli demek; Gençlik demek geleceğin yatırımı çocuklarımızın bugünkü öğretmenleri demek. Kanı kaynayan gençlerimize güzel örnekler teşkil ederek fırsatlar sunmalıyız. Onlara, siyasetteki doğru konuşma dilini öğretmeliyiz. Toplumumuzun kendi değerlerine bağlı yeni siyaset kültürünü, gençlerimiz oluşturacaktır.

Sibel YIKILMAZ

 

 

 

Sibel Yıkılmaz

Related Articles

Close
%d blogcu bunu beğendi: