Yeni Siyaset Zorunluluğu

Yeni Siyaset Zorunluluğu

Yeni Siyaset Zorunluluğu

"Değişim olmadan olgunlaşma olmaz; korku ya da kayıp olmadan değişim olmaz; ve acı olmadan kayıp olmaz."  Andre Gide

Hz. Mevlana “Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” sözleri ile zamanın devimine ve hayatın sürekliliğine vurgu yapmıştır.  Hz. Mevlana'dan 700 yıl önce, gene Anadolu topraklarında yaşamış olan Efesli düşünür Herakleitos'da "Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz" deyişi ile değişim ve değişimin sürekliliğini vurgulamıştır.  Bu iki Anadolu düşünürü gibi daha nice düşünür değişime ve değişimin sürekliliğine vurgu yapmış ve son kertede "değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" anlayışı ortaya çıkmıştır.

Toplumsal ilerleme ve gelişme özellikle 18 yy başlayan buluşlar çağı ile birlikte büyük bir hız kazanmıştır. Binlerce yıldır fizyolojik ve temel ihtiyaçlarında sınırlı değişim gösteren insanlık, bilim ve teknolojide yasanan bu gelişmeler soncu toplumsal ihtiyaçlarında ciddi değişim ve gelişim göstermiştir. Günümüzde, teknolojide yaşanan gelişmeler sonucunda insanlık yeni bir dönüşümün arifesinde bulunmaktadır.

Günümüz insanı, fizyolojik olarak ataları ile özdeş sorunlar ile karşı karşıya olmasına rağmen toplumsal olarak çok daha farklı sorunlarla yüz yüzedir.  Günümüzde toplumsal ilişkiler ve bu ilişkilerin işleyiş süreçleri hızla değişmektedir. Teknolojik gelişmeler, toplumsal ilişkileri de dönüştürmekte ve yeniden tanımlamaktadır. Dijitalleşmenin artması sonucu 90'ların başında hayatımızda olmayan bir çok kavram ve kurum ile karşı karşıya kalmış durumdayız.

Sanayi 4.0 ve Siyasete Etkisi

Nesnelerin interneti, üç boyutlu yazıcılar, artırılmış gerçeklik, yapay zeka vs gibi kavramlar gündelik hayata etkilerini her geçen gün artırmaktadır.  Teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler, buhar enerjisi ile 19'uncu yy başında başlayan sanayi devrimini yeni bir evreye sokmuştur.Buhar enerjisi ile başlayan sanayileşme, 20. yy seri üretime geçilmesi ile ikinci dönüşümü yaşamış, bu dönüşümü 20.yy ortalarında yaşanan otomasyon devrimi ile üçüncü dönüşüm izlemiştir. Günümüzde, dijitalleşme ve bilgi teknolojilerinde yaşanan entegrasyon ile sanayi devrimi yeni bir dönüşüm ve değişimin içindedir.  Sanayi 4.0 olarak adlandırılan bu yeni süreç; baş döndürücü bir hızla gelişmekte, iş modelleri ve süreçleri kadar toplumsal ilişkileri de etkilemektedir.

Sanayi devrimi ilk ortaya çıktığında aristokrasinin yıkılmasına yol açarak, temel hak ve özgürlüklerin etrafında yükselen ulus devletlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.  İkinci dönüşüm olan seri üretim devrimi, sınıf hareketlerini ortaya

Sanayi 4.0

çıkararak katılımcı demokrasinin şekillenmesine yol açmıştır.  Otomasyon ile yaşanan dönüşüm ise globalleşmenin ortaya çıkmasına imkan sağlamıştır.   Sanayi 4.0 ile yeni bir toplumsal dönüşüm ve değişimin yaşanacak olması kaçınılmazdır.

Sosyal Medya Etkisi

Kitle iletişim araçlarında yaşanan gelişim sonucunda,  medya sektörü büyük bir dönüşüm içindedir.   Sosyal Medya başta olmak üzere, gelişen iletişim imkanları ile kitlelerin manipüle edilerek, karar verme süreçleri artık kolaylıkla etkilenmektedir.  Kitlelerin Sosyal Medya kullanılarak doğru ve güvenilir veriler ile karar vermelerinin engellenmesi sonucu, demokratik karar verme süreçlerinin sağlıklı işleyip işlemediği tartışılır bir hal almıştır.Brexit sürecinde veya Trump'ın başkanlık seçimlerinde, kitlelerin çarptırılmış veriler ile karar süreçlerinin etkilenmesi bir çok Sosyal Medya platformunu, kullanıcıları tarafından paylaşılan verilerin güvenilirliği ile ilgili önlem alma konusunda çalışma yapmaya itmiştir. En son Fransa başkanlık seçimlerinde, Sosyal Medya platformu olan Facebook kasıtlı yönlendirmeler içeren bir çok hesabı askıya aldığını duyurmuştur.

Sanayi 4.0 öncelikli olarak devlet aygıtının değişimini zorunlu kılacaktır.  Sanayi 4.0 ile yaşanacak gelişmeler ile uyumlu, yeni  bir maliye ve sosyal güvenlik modelinin geliştirilmesi gerekmektedir.  Klasik üretim modelleri üzerinden oluşturulan maliye politikaları işlevselliğini yitirecektir.  Avrupa Birliği'nin aşırı bürokratik süreçleri nedeniyle bir çıkmaz içinde olduğu açıktır.  Yeni nesil girişimciler ve yatırımcılar açısından bürokratik süreçler aşırı yük ve külfet olmaktadır.  Tüm temel ihtiyaçlarını akıllı telefonları üzerinden yapmaya alışmış nesillerin, vergi açılışı için gelen bir memurun açılış tasdik denetimini anlamlandırmaları pek kolay değildir.  Bu yeni nesil açısından, elde ettikleri gelirin büyük bir kısmını, anlamsız buldukları ve çoğunlukla ihtiyaç olarak görmedikleri hizmetlerin temini için kamu finansmanına vermeleri de ayrı bir sorun yaratmaktadır.  Özellikle Y ve X kuşağı için eğitimleri nedeniyle aileleri tarafından yapılan borçları yüklenmiş olarak hayata başlamak pek arzulanan bir gelecek olmamaktadır.  Bu nedenle, devlet aygıtı varlığını bu nesiller için daha anlamlı kılmanın yollarını bulmak zorundadır.  Aksi durumda tüm dünyada önü alınamaz sokak hareketlerinin başlaması kaçınılmaz olacaktır.Dijital devrim olarak ifade edilen Sanayi 4.0 ile ortaya çıkan yeni üretim teknikleri sonucu montaj sanayi ve emek yoğunluklu diğer iş kollarında, geniş kitlelerin işsizlik ile karşılaşması ve bu sürecin dünyada artan yabancı düşmanlığını tetiklemesi de çokta uzak bir olasılık değildir.  Bu nedenle, artan verimlilik neticesinde elde edilen gelir fazlalığının şirketler tarafından geliştirilecek yeni model sosyal-sorumluluk alanlarında kullanılmasını temin etmek önemli olacaktır.

Bu değişimin  yeni siyaset üzerinde de önemli etkileri olacaktır.  Öncelikle, genç nüfusun talep ve ihtiyaçlarını 60 üstü siyasilerin anlamlandırması ve belirlemesi mümkün değildir.  Teknolojik gelişme kuşaklar arası farklılığı eskisinden daha belirgin kılmaktadır.  Bu nedenle, siyasette yeni bir neslin yer edinmesi kaçınılmazdır.  Siyaset sağ-sol vs gibi ideolojik ve kuramsal farklılar üzerinden yapılmayacaktır.  Sanayi 4.0 ile ortaya çıkan yeni toplum, kendi ihtiyaçları çerçevesinde bir siyaset tarzını da zorunlu kılacaktır.  Türkiye ölçeğinde bu yeni siyaset yaklaşımı kucaklayıcı olmak zorundadır.   Bu yeni devrimin gereklerini anlamayan, bu gelişen teknolojik süreçlere uzak kalan siyasi yaklaşımların toplumsal karşılık bulması gelecekte mümkün olmayacaktır.

Sanayi 4.0 ile bazı mesleklerin, her sanayi dönüşümünde olduğu üzere, tarih olması kaçınılmaz olacaktır.   Bu nedenle, Sanayi 4.0'a kendisini hazırlamayan, eğitim politikalarını bu gerçekliğe uyumlu kılmayan toplumlar çok büyük sıkıntılar ile karşı karşıya kalacaklardır.

Murat Kececiler

Related Articles

Leave a Reply

Close
%d blogcu bunu beğendi: